Son Haberler
Anasayfa » Bebeklik (0-1) » Gelişim ve Sağlık » Ağlamayan Bebekler ve Huzurlu bir Toplum İçin: Bebek İşaret Dili Metodu
Aglamayan bebekler
Bebek İsaret dili

Ağlamayan Bebekler ve Huzurlu bir Toplum İçin: Bebek İşaret Dili Metodu

Ağlamayan bebek hayalimiz gerçek olsa! Her anne baba, bebekleri ağlamasın, hep yüzü gülsün ister. Günlük yaşamda ise, bebeğin ağlamasına sebepler malesef hiç bitmezmiş gibi gelir. Diş, açlık, gaz, rahatsızlık, korku, alerji, ağrı, uykusuzluk, veya herhangi bir istek. Peki, henüz 6 aylık bebeğinizin aklından ve kalbinden geçenleri aslında size “anlatabileceğini” söyleseler, ve dünyada binlerce anne babanın bu hayat kurtarıcı iletişim yolunu çoktan kullandığını, bu metodun isminin de Bebek İşaret Dili olduğunu söyleseler, ışık hızıyla bu dili öğrenmek istemez miydiniz?

Ya da, şöyle soralım:

1. Bebeğiniz mutlu bir bebek olsun, ağlamadan iletişim kurabilsin mi?
2. Algıları daha açık olsun, empatisi yüksek ve huzurlu büyüsün mü?
3. Bebeğiniz ileride yabancı dile daha yatkın olsun mu?” 

Yukarıdaki sorulardan bir tanesine bile “Evet!” cevabı veriyorsanız, bebek işaret dilini siz de hayatınıza entegre etmelisiniz. ABD’de 30 yıldır bu konuda yapılan bilimsel araştırmaların kanıtladığı sayısız faydası, Amerikan Pediatri Kurumu’nun ve Amerikalı çocuk doktorlarının bebek işaret diline dair kuvvetli önerileri, ve tüm gelişmiş ülkelerdeki bilinçli anne babaların bebek işaret diline yönelmeleri bir tesadüf olamaz, öyle değil mi?

Bebek İşaret Dili nedir, ne zaman sunulmalıdır?

Bebek İşaret Dili, Türkçe veya İngilizce gibi gerçek bir lisan olan Amerikan İşaret Dili’ni (ASL) temel alan gerçek bir dil sistemidir. Bebekler için basitleştirilmiş görsel bir dildir ve bebeklerimizin beyni tarafından da gerçek bir dil olarak algılanır. ABD’de ve Avrupa’da gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar sayesinde bebek işaret dilinin sağladığı gelişimsel faydaları, özellikle beyin ve dil gelişimindeki sayısız faydası günışığına çıktıkca, özellikle Amerika’da bilinçli aileler ve çocuk doktorlarınca da kullanılan ve önerilen bir iletişim yolu haline gelmiştir.

Bebek işaret dilini, teorik olarak ilk günden itibaren sunmaya başlayabiliriz. Motor ve bilişsel gelişimleri açısıdan ise bebekler genelde 6 aylıkken işaretleri yapabilecek düzeyde olurlar. Konuşmaya başladıkça, yani işaretlerin karşılığı sözcükleri üretebildikçe artık kullanmadıkları işaretleri birer kum torbası gibi geride bırakırlar. Dolayısıyla, bebek işaret dilinin ana hedef kitlesi duyma engelli olan ya da gelişim sorunu olan bebekler değil, tüm duyan, sağlıklı bebeklerdir.

Bebek işaret dilinin bebeklerimize ve topluma faydaları nelerdir?

ABD’den son 30 yıldır gelen bilimsel bulgulara dayanarak artık biliyoruz ki, bebek işaret dili, zekasının daha büyük bır kısmını kullanabilen, algıları açık, mutlu, huzurlu bebek yetiştirmenin ve aileçi pozitif iletişimin temellerini atmakta ilk ve en kolay adımdır. Bebek işaret dili sayesinde bebekler empati ve iletişim becerileri güçlü, duygusal zekaları gelişmiş olarak yetişirler. IQ’ları, işaret dili kullanmayan bebeklere göre daha yüksek olur.

2 yaş sendromu denilen, ve çoğunlukla iletişim eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkan öfke nöbeti hallerinin de, bebek işaret dili kullanılan bebeklerde görülmediği, pekçok anne baba tarafından mutlulukla paylaşılmaktadır. Şaşılacak bir sonuç değildir çünkü bebeklerimiz, ağlama veya bağırma yerine, ilk aylardan itibaren çevreleri ile iletişim kurmaya alışmıştırlar.

Özellikle alerjik bebeklerde veya gaz sorunu yaşayan bebeklerde de, bir yiyeceğin onları rahatsız ettiğini, işaret dili ile “ağrı” işaretini kullanarak ifade etmeleri sayesinde, alejilerin erken teşhisi mümkün olacaktır. Bebeklerimizin fiziksel sıkıntılarını ağlamadan ve anında ifade etmeleri de anne babalarından gecikmeden yardım alabilmek için çok değerli bir metod olacaktır.

Bebek işaret dilinin ülkemize özgü toplumsal değer taşıyan ve uzmanlarca kanıtlanmış 2 faydası var ki bunları üzerine basarak belirtmem gerekiyor:

    1. Bebek isaret dili, huzurlu bebek yetistirmekte ve aileiçi şiddetsiz iletişime giden yoldaki en erken halkadır. Henuz 6-7 aylıkken dahi ağlamadan, vurmadan, bağırmaya ihtiyacı olmadan kendisini ifade etmeye alışan bir bebeğin, gelecekte de vuran kıran, saldırgan bir birey degil, pozitif ve sözlu iletişimi tercih eden bir birey olarak yetişmesi hiç de şaşılacak bir çıkarım değildir. Bu bağlamda, bebek işaret dili ile ailelerinde pozitif iletişimin ilk adımını atan ebeveynler, aslında daha çok ailenin de bu bilince erişmesiyle, toplumsal olarak ülkemizde çok önemli sonuçları olabilecek bir dalganın, bir pozitif iletişim dalgasının da dolaylı olarak içinde yer alırlar.

    1. Yine Türkiye açısından ebeveynlerin genelde cok önemsediği ve çok bilinmeyen bir faydası da, bebek işaret dili kullanan bebeklerin, beyinlerinde çift dilli bilişsel altyapının geliştiği ve doğru ortam sağlanıldıgı takdirde ileride yabancı dil ögrenimine daha yatkın olmalarıdır. Bu konuda bilimsel araştırmalar çok net gösteriyor ki işaret dili hem anadili gelişimine hem de ikinci dil edinimine büyük fayda sağlamakta. Çift dilli yetişen bebeklerin empati becerilerinin de daha yüksek olduğunu ve aynı konuya pekçok farklı perspektiften bakabildiklerini, vizyonları daha geniş bireyler olarak yetiştiklerini biliyoruz. İşte, bebek işaret dilinin toplumsal olarak paha biçilemeyecek bir diğer faydası!

Özetle, bebek işaret dilinin doğru kullanımı ile “ağlamayan bebekler” hayalimiz neredeyse gerçek olur, bebeklerimizin algısı ve empati becerileri, dil gelişimi, işaret dili kullanmayan bebeklere göre daha yüksek olur, ve 2 yaş sendromsuz ailemiz çok daha huzurlu ve mutlu olur. Toplumsal huzur ve empati yolunda da bir bilinç dalgası ve farkındalık yaratılmasında çok değerli bir katkıda bulunmuş oluruz.

Sevgiyle…

Dr. Aslıhan Onaran

Ebeveyn Danışmanı, Çift Dilli Eğitim ve İletişim/Bebek İşaret Dili Uzmanı

DrOnaran@gmail.com www.facebook.com/ZenWorldAcademy

 

Check Also

Bebek Gelişimi 7. 8. ve 9. Aylar

Yedinci ve Sekizinci Ay Aşıları : Bu aylarda aşı yapılmamaktadır. Dokuzuncu Ay Aşısı :  Meningokok …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir